Son dönemde küresel ekonomik belirsizlikler ve gıda/ticaret
piyasalarındaki durağan seyir, firmalarımız için büyük bir dayanıklılık sınavı
oldu. Bu süreçte hedeflerimizi korumak kadar finansal disiplini sürdürmek,
risklere hazırlıklı olmak ve en önemlisi insan ilişkilerine değer vermek bizim
için kritik bir fark yarattı. Ekibimizin özverisi, üreticilerimizin güveni ve
iş birliklerimizin gücü sayesinde bu dönemi geride bırakıyoruz; bu nedenle tüm
paydaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum.
2026’ya baktığımızda ekonomik görünüm açısından önemli
fırsatlar ve riskler birlikte değerlendirilmeli. Bazı temel emtia piyasalarında
beklenen dinamikler, stratejik planlamamızda belirleyici olacak.
Kakao piyasasında, fiyatlar şu an yaklaşık 5.800–6.000 USD/ton
seviyelerinde işlem görüyor ve bu seviyeler yıl boyunca önemli dalgalanmalar
gösterdi. Analistler, Batı Afrika’daki üretimin iklim ve ağaç yaşlanması gibi
yapısal zorluklarla karşılaşması nedeniyle fiyatların 2026’da yeniden yukarı
yönlü baskı oluşturma potansiyeli olduğunu işaret ediyor. Bu tür arz kısıtları,
uzun vadede piyasada yukarı yönlü riskler yaratabilir.
Palm yağı piyasasında ise 2026 önemli bir dönemeç olabilir.
Endonezya ve Malezya gibi büyük üreticilerde üretim toparlanması beklenirken,
bu iki ülkede üretim faktörlerindeki belirsizlikler ve sürdürülebilirlik
baskıları fiyat üzerinde yukarı yönlü destek oluşturabilir.
Ayrıca, palm yağı
üretimi sadece gıda ürünlerinde talep görmüyor; aynı zamanda biodizel üretimi
için önemli bir girdi olarak değerlendiriliyor. Endonezya’nın B45/B50 biodizel
karışım programı gibi politikalar, ham yağın bir kısmını iç talepte “yakacak”
olarak yönlendirebilir ve bu da ihracat için daha az ürün bırakabilir. Bu durum
fiyatlara ekstra dayanıklılık kazandırabilir.
Bu piyasaların dinamikleri gösteriyor ki 2026, arz-talep
dengelerinin yeniden şekillendiği bir yıl olacak. Özellikle üretici dostu
politikalar, sürdürülebilirlik talepleri ve iklim koşulları gibi faktörler
fiyatlarda yukarı veya aşağı yönlü baskılar yaratabilir. Dolayısıyla bu
belirsizliklerde bile stratejik planlama ve esneklik, firmaların başarı şansını
artıracaktır.
Ata Hammadde olarak bu ekonomik çerçeveyi yakından takip
ediyor ve ticari kararlarımızı bu gerçeklerle uyumlu şekilde veriyoruz. 2026’nın
ikinci çeyreği itibarıyla, gerek iç pazarda gerekse uluslararası pazarlarda
daha dengeli bir toparlanma ile karşılaşacağımızı öngörüyoruz; bu süreçte
dayanıklı firmaların daha da güçlenerek yoluna devam edeceği kanaatindeyim.
Önümüzdeki dönem, yalnızca hayatta kalmakla kalmayıp sürdürülebilir büyüme
modelleri kuran üreticiler için yeni fırsatlar sunacak.
Yeni yılın hepimize; daha istikrarlı ticaret koşulları, daha
sağlam üretim ağları ve karşılıklı güvene dayalı iş birlikleri getirmesini
diliyorum. 2026’nın sağlık, başarı ve bereket dolu bir yıl olmasını temenni
ederim.
CEO-Taygun Güngör

